Eski Van Şehri, açık hava müzesi olarak yeniden canlanıyor
Doğu Kültür ve Sanat Merkezi Derneği Başkanı Dr. Zeynep Özalp Kaya, Van Kalesi güneyindeki binlerce yıllık Eski Van Şehri'nde devam eden restorasyonların tamamlanmasıyla bölgenin açık hava müzesine dönüşeceğini açıkladı.
Van Kalesi'nin hemen güneyinde, binlerce yıllık köklü geçmişiyle adeta bir açık hava müzesini andıran Eski Van Şehri, titiz bir restorasyon sürecinden geçiyor. Doğu Kültür ve Sanat Merkezi Derneği Başkanı Dr. Zeynep Özalp Kaya, bu çalışmaların sadece yapısal onarımlarla sınırlı kalmaması, aynı zamanda kentin hafızasını güçlendiren sürdürülebilir bir kültürel vizyonla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Urartu medeniyetinin başkenti Tuşba'da kurulan ve yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Eski Van Şehri, bölgenin en önemli yerleşim alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Dr. Kaya, devam eden restorasyon çalışmalarının Van için sadece fiziksel bir yenileme değil, aynı zamanda kent belleğinin yeniden canlandırılması anlamına geldiğini belirtti. Bu sürecin doğru planlanmasının, kentin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu da sözlerine ekledi.
Valilik koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında daha önce Hüsrev Paşa ve Kaya Çelebi camilerinin restorasyonu başarıyla tamamlanmıştı. 2020 yılı sonrasında başlatılan 'Van Kalesi ve Eski Van Şehri Koruma ve Turizm Odaklı Yenileme Projesi' ile ise Ulu Cami, Miri Ambar, Çifte Hamam ve tarihi surlar gibi önemli yapılar üzerinde restorasyon süreçleri hızla devam ediyor.
Çalışmalar tamamlandığında Eski Van Şehri’nin açık hava müzesi niteliği kazanacağını ifade eden Dr. Zeynep Özalp Kaya, bu alanın Van’ın şehir hafızasının en güçlü simgelerinden biri olacağını söyledi.
VAN’IN 3 BİN YILLIK HAFIZASI YENİDEN İNŞA EDİLİYOR
Dr. Zeynep Özalp Kaya, tüm bu çalışmalar tamamlandığında Eski Van Şehri'nin modern bir açık hava müzesi niteliği kazanacağını ifade ederek, bu alanın Van'ın şehir hafızasının en güçlü simgelerinden biri haline geleceğini söyledi.
Kaya, “Bu şehirde bizlere mabetler, camiler, hanlar, hamamlar, aşevleri ve mezarlıklar bırakan medeniyetleri hatırlamak zorundayız. Kentin tarihini doğru okuyabilirsek geleceğe dair güçlü bir vizyon ve sağlıklı kent stratejileri geliştirebiliriz. Toplumsal bellek kaybına uğramamak için bu mirası korumak ve yaşatmak zorundayız.” sözleriyle mirasın önemine dikkat çekti.
Restorasyon sürecinde yapıların doğru şekilde işlevlendirilmesinin önemine değinen Kaya, Miri Ambar’ın gastronomi merkezi ya da gastronomi müzesi olarak değerlendirilebileceğini, Çifte Hamam’ın ise konser ve sergi gibi kültürel etkinliklere ev sahipliği yapabilecek bir alan haline getirilebileceği değerlendirmesinde bulundu.
“PROJELER, YEREL EKONOMİYİ GÜÇLENDİREREK SÜRDÜRÜLEBİLİR”
UNESCO'nun 2011 tarihli Historic Urban Landscape raporuna atıfta bulunan Dr. Kaya, bu tür işlevlendirme projelerinin hem yerel ekonomiyi güçlendireceğini hem de kültürel turizmi sürdürülebilir kılacağını vurguladı. Kaya, Van'ın kendi tarihinden beslenen güçlü bir marka şehir kimliği oluşturabileceğini dile getirerek, tarihi alanlarda geleneksel el sanatları ve kültürel etkinliklerin desteklenmesinin, turizmi daha nitelikli ve sürdürülebilir hale getireceğini ekledi. “Ziyaretçilerin sadece gezip görmediği, aynı zamanda kentin kültürüne aktif olarak dahil olduğu bir anlayış Van’a uzun vadede kazanç sağlayacaktır.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
Bakmadan Geçme
